Anasayfa Genel Haber-Yorum | Sayı 79

Haber-Yorum | Sayı 79

46 dakika ortalama okuma süresi
0
0

HABER – YORUM | TÜRKİYE

SARAYIN MASRAFLARI=İSRAFLARI

Cumhurbaşkanlığı, Sayıştay’ın 2016 raporuna dayanılarak yapılan “Saray para yutuyor” haberlerine karşı yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en yüksek temsil makamı, dolayısıyla ülkemizin vitrini olan Cumhurbaşkanlığı nezdindeki faaliyetlerin ‘itibardan tasarruf olmaz’ anlayışı ile ülkemizin vakarına yaraşır şekilde yürütülme mecburiyeti vardır. Bununla birlikte tüm bu hizmetler, hem Türkiye’nin büyüklüğüne ve itibarına yakışır kalitede, hem de en uygun maliyetlerle gerçekleştirilmiştir” dendi.
Cumhurbaşkanı’nın Maaşı: Cumhurbaşkanlığı’nın bütçe tasarısına göre, Cumhurbaşkanı’nın 2018 yılı aylık brüt maaşı 53.250 liradan 59.000 liraya yükselmiş oldu. Vergi ve sigorta primi ile diğer kesintiler düşüldüğünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aylık net maaşı 35.295 liradan 39 bin liraya, yıllık net maaşı da 468.852 liraya çıkacak. Emekli cumhurbaşkanlarının yeni maaşları ise 23.600 liraya çıkacak.

Gizlenen ‘gizli hizmet’: Sayıştay’ın 2015 yılı için Cumhurbaşkanlığı raporunda “Saray’ın örtülü ödeneği” olarak bilinen “Gizli Hizmet Giderleri” kaleminin, 2016 yılı raporunda yer almaması dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneği, 7 Mart 2015’te yapılan yasal düzenleme ile gizlenmişti. Düzenleme ile Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki ödeneklerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile belirlenmesi ve uygulanmasının önü açılmıştı. Bu da Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinin gizli kalması olarak yorumlanmıştı. Ancak yine de söz konusu kalem 2015 yılında 150 milyon TL’lik harcama ile Sayıştay raporuna yansımıştı.

Saray’ın sırları: 2015 Sayıştay raporunda yer alan tablolardaki birçok kalem, 2016 yılı raporuna yansıtılmadı. Su tüketimi aboneliği, ısıtma gideri, elektrik gideri, internet harcaması aboneliği gibi kalemler gizlendi. Bunun yerine 2016 yılı için “tüketime yönelik mal ve malzeme alımları” kalemi belirlendi ve bu kaleme 26 milyon 489 bin 93 TL harcandığı belirtildi. Rapora göre, Saray’ın hizmet alımları kaleminde 63 milyon 822 bin 525 TL harcandı. Cumhurbaşkanlığı personelinin tedavi ve cenaze giderleri için ise 253.986 TL harcandı.

Temizlik 2 milyon TL: Saray “tıbbi ve laboratuvar sarf malzemelerine” 2016’da toplam 2 milyon 160 bin 927 TL harcadı. Saray’ın “temizlik giderleri” ise 2 milyon 48.921 TL tuttu. Cumhurbaşkanlığı’nın kullandığı nakil vasıtaları lastikleri için 728.935 TL, “Yakıtlar, yakıt katkıları ve katkı yağlar” kalemi için ise 327.488 TL harcandı.

Mutfağa 1 milyon 216 bin TL: Saray’ın kırtasiye masrafları 2016 yılında 1 milyon 540 bin 858 TL oldu. Saray’ın “beslenme, gıda amaçlı ve mutfakta kullanılan tüketim malzemeleri” kaleminde ise yıl boyunca 1 milyon 216 bin 63 TL harcandı.

MİT’çilere fazladan 134 milyon: Millî İstihbarat Teşkilâtı istihbarat personeline 768 milyon 877 bin 111 TL harcandı. Böylece 2015’ten 2016’ya MİT’çiler için harcanan para 134 milyon 402 bin 488 TL arttı.

Yolluk masrafı: 2015 yılında iki genel seçim için sahalara inen Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı personelinin yurtiçi ve yurtdışı yolluk giderleri 9 milyon 995 bin 495 TL olarak Sayıştay raporuna yansımıştı. 2016 Sayıştay raporunda, “yolluklar” kalemi yurtiçi ve yurtdışı olarak ayrı ayrı gösterilmedi. 2016 yılında bir seçim çalışması olmamasına rağmen Cumhurbaşkanlığı personelinin toplam yolluk gideri, 10 milyon 231 bin 758 TL oldu.

Temsile 31 milyon: 2016 yılı içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdiri ile temsil ve ağırlamanın gerektirdiği her türlü tören, fuar ve organizasyon giderleri için 31 milyon 72 bin 667 TL harcadı.

Dernek, birlik, kurum, kuruluş, sandık gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transfer 7 milyon 146 bin 230 TL oldu.

Başbakanlık yolluğu 11 milyon TL: Başbakanlık 2015 yılı Sayıştay denetim raporuna göre ise; Başbakanlık personelinin yurtiçi ve yurtdışı seyahat yollukları için 11 milyon 205 bin 964 TL harcandı.

Başbakanlık, 2 milyon 201 bin 561 TL değerinde kırtasiye malzemesi aldı. Başbakanlığın “mutfak masrafları” ise 2 milyon 241 bin 510 TL oldu. Temizlik için Başbakanlık’ta, 62 bin 211 TL harcandı.

TEOG REZALETİ

Cumhurbaşkanı, bir televizyon programında ‘Ben TEOG’u kaldırdım’ dedi. Kaldırdığı sistemin yerine ne getireceği belli olmadan Başbakan ‘tamam’ deyip onayladı. Millî Eğitim Bakanlığı ise 44 gün sonra yeni sistemi açıkladı. Maalesef getirilen her sistem adaleti sağlayamamakla birlikte eskisini mumla aratır halde!

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG’un yerine gelecek olan yeni sistemi açıkladı. “Veli Tercihine Bağlı Serbest Kayıt Sistemi” adı verilen yeni sistemle öğrenciler evlerine en yakın 5 okuldan birini tercih edecek. Nitelikli okullara girmek isteyen öğrenciler ise “isteğe bağlı olarak” merkezi sınava girecek. Yeni sistemi “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi” olarak açıklayan Bakan Yılmaz, kısa adına ilişkin soruya, “Liseye Geçiş Sistemi” yanıtını verdi.

‘Bir Ders Saati İçin 20-25 Dakika En İdeali’: Ayrıca Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz bir konuşmasında ders saatlerine ilişkin “Bizim zamanımızda ders saati 50 dakika falandı. Şimdi artık öğrenme süresi hızlandı. 20-25 dakika en idealidir diye düşünüyorum” diyerek ders saatlerinin dakikasının 20-25 dakikaya düşmesinin en ideal süre olduğunu söyledi.

15 TEMMUZ HAKKINDA BÜYÜK İDDİA!

AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar katıldığı bir programda, ‘Ben hala 15 Temmuz’un aydınlanmadığını düşünüyorum. Daha önce bir laf ettim; 15 Temmuz gerçek manada aydınlanırsa, bugün kahraman dediklerimizin aslında darbenin içinde olduğunu göreceksiniz, belki de bugün hain diye suçladığınız bazı isimlerin aslında tam tersi olduğunu göreceksiniz’ ifadelerini kullandı.
‘Ergenekoncular AKP’yi Kullanıyor, FETÖ’den Boşalan Yeri Onlar Alıyor’: Şamil Tayyar, “Doğu Perinçek de ‘AKP bizim çizgimize geldi’ dedi. AK Parti’nin bir çizgi sorunu mu var?” sorusuna ise “Devlet içinde FETÖ’den boşalan yere Perinçek tayfası yerleşmek istiyor. Türkiye, ‘FETÖ’nün alternatifi ETÖ’ gibi bir açmazla karşı karşıya. Ergenekon Terör Örgütü’nü kastederek söylüyorum. Perinçek, bir süredir FETÖ mücadelesi adı altında milliyetçi ve muhafazakâr kadroların tasfiyesiyle kendi yandaşlarının devlet içerisinde hızlı bir şekilde konumlandığını görüyor. Bunu bir yerde kuluçka dönemi olarak adlandırıyor ve iyice olgunlaşıncaya kadar AK Parti’ye çok fazla laf söylemeyerek kamuoyunu yatıştırma gayreti içinde hareket ediyor. Ben bunun çok stratejik bir hamle olduğunu düşünüyorum. Daha sonraki süreçte bu yapı AKP’yi tasfiye etmek için harekete geçecek. Ülkücüler de var ama sayıları çok fazla değil. Özellikle ulusalcılar birçok yerde var. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda ciddi bir üstünlük sağladılar” yanıtını verdi. “Böyle bir şey varsa hükümet buna neden müsaade ediyor?” sorusunu ise, “AKP’nin kadrolaşma politikasının çok beceriksizce olduğunu düşünüyorum. Diğer taraf oldukça profesyonel ve bunun da çoğunu yine bizim üzerimizden yapıyor. Sonuçta buna karar veren AKP yöneticileri” şeklinde cevapladı. Tayyar, “İkinci kez mi kandırılıyorsunuz yani?” sorusuna ise “Buna kandırılma mı denir, beceriksizlik mi denir bilmiyorum ama reel durum bu. Bugün başı dik bir şekilde ‘Ben AKP’liyim’ diyecek memur sayısı, mevcut memurların yüzde 10’unu geçmez” diye konuştu.

SEÇİMLE GELDİLER, EMİRLE GİTTİLER

AKP’li 5 Belediye Başkanı Görevi Nasıl Bıraktı? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yaşanan “oy kaybını”, “teşkilatlarda baş gösteren ‘metal yorgunluğunun sonucu” olarak değerlendirmişti. Süreç, Erdoğan’ın “En yakın zamanda istifalarını vermelerini bekliyorum” sözleriyle işaret ettiği belediye başkanlarının, tepki mesajlarıyla istifalarını vermesiyle sonlandı. 23 Eylül’de Kadir Topbaş, İBB Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. Topbaş “Her şey affedilebilir, ama adam yerine konmamak asla” dedi. Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, 18 Ekim’de bir basın toplantısı düzenleyerek istifa ettiğini açıkladı. Akdoğan “Makamından başı dik, alnı ak bir şekilde ayrıldığını” vurguladı. “Direndiği” iddia edilen isimlerden biri olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 23 Ekim’de görevini bıraktığını duyurdu ve istifa açıklamasında “Liderimizle ters düşmeyeceğiz” dedi. Tartışmaların odağında yer alan Gökçek de, 28 Ekim’de görevinden istifa ettiğini açıkladı. “Başarısız olduğum için değil, liderimiz öyle istediği için istifa ediyorum” diyen Gökçek, 23 yıllık “başarılarını” sıraladı. Altepe ve Gökçek’in istifalarının ardından gözler, direndiği iddia edilen son isim olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’a çevrildi. Uğur 30 Ekim’de yaptığı açıklamada, diğer başkanların aksine, “Yolsuzluğunuz yok, FETÖ bağlantınız yok fakat ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, hatta tehdide varan müdahaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir” dedi.

TÜRKİYE’NİN GELDİĞİ NOKTA! ŞİMDİ SIRA CEMAAT OLMAYANLARA GELDİ

Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi Müdürü İhsan Şenocak açığa alındı. Şenocak konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Allah’ın ayetlerini okumaktan daha onurlu bir vazife ve bu yolda bedel ödemekten daha büyük bir şeref tanımıyorum” ifadelerini kullandı. Alparslan Kuytul Hocaefendi konuyla ilgili: “Cemaatleri bitirme projesi var ama cemaatler sessiz kalıp tepki göstermeyince şimdi sıra cemaat olmayanlara ve diyanete geldi. Tevhidi şuura sahip olan herkese sıra geldi. Çünkü cemaatlere baskı yapıldığında diğer cemaatler seslenmedi, fert olan hocalar cemaatleri savunmadı. Cemaatlere zulmedildi, korku imparatorluğu meydana getirildi. Faaliyetler kısıtlandı ve insanlar sessiz kaldı” açıklamasında bulundu.
İFAM’dan yapılan ve Diyanet’e yönelik haddi aşan ithamların kabul edilemez olduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İhsan Şenocak, takati nispetince yapmış olduğu çalışmalarla milletimiz nezdinde teveccühe mazhar olan ve kendisine muhabbet duyulan bir ilim adamıdır. Bundan hareketle milletimizin bir kısmının karara tepki göstermiş olmasını tabii karşılıyor lakin ‘Diyanetten Hiyanet’ gibi terkiplerle bunun dile getirilmesini asla tasvip etmiyoruz.”

‘GÖZ YUMULMASI MÜMKÜN DEĞİL’

“Merdiven altı din eğitim ve öğretimi yapıldığı” iddialarına yanıt veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bazı STK’ların din eğitimi vermesine göz yumulmasının mümkün olmadığını” söyledi. Bozdağ, Türkiye’de din eğitim ve öğretimi ihtiyacının, yasalar kapsamında, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde İmam Hatip Liseleri, üniversitelerde İlahiyat Fakülteleri ve İslami İlimler Fakülteleri, liselerde ise seçmeli Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Muhammed’in hayatı ve dini bilgiler dersleri yoluyla giderildiğini belirtti.

50 BİN TUTUKLU, 105 BİN SANIK, 109 BİN İŞSİZ

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ‘FETÖ’ davalarına ilişkin bazı rakamlar verdi. Bakanın verdiği son rakamları daha önceki resmi rakamlara eklediğimizde adli ve idari işlemlere ilişkin şu manzara ortaya çıkıyor: 49.697 kişi tutuklu yargılanıyor. Tutuksuz ve tutuklu yargılananlar toplandığında 105.019 kişinin mahkemelerde yargılandığı ortaya çıkıyor. Tutukluların 7.444’ü eski asker, 8.628’i polis, 25’i vali, 75’i vali yardımcısı, 117’si kaymakam. 37.237 kişi adli kontrolle serbest. 8.997 yakalamalı şüpheli aranıyor. Temmuz ayı resmi rakamlarına göre de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 142.648 kişi kamudan ihraç edilmişti. Bunların 33.506’sı görevine iade edildi. 109.142 kişi darbe girişimi sonrası kamudaki işini kaybetti. Cezaevlerinin kapasitesi 207.339 iken, Cezaevlerindekilerin sayısı ise 229.790 olarak açıklandı.

‘DARBEDEN, ÖNCEDEN HABERİMİZ VARDI’

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Hükümetin darbe girişiminden önceden haberi olduğunu iddia ederek, “Putin’in baş stratejisti Dugin, bize Türk askerinin olağanüstü bir hareketlilik içinde olduğunu söyleyince, bunu hükümete söylemesini belirttik. O da bize söylediklerini, Melih Gökçek’e söyledi” ifadelerini kullandı. Ayrıca şunları söyledi: “Tayyip Erdoğan her konuda bizim çizgimize geldi demiyoruz. Bağımsızlık, İran, Irak, Suriye ile Avrasya konusunda bizim söylediklerimize geldi. Tayyip Erdoğan’ı teslim aldığımız şurdan belli; Erdoğan FETÖ taraftarıydı, şimdi FETÖ’cülerle mücadele ediyor. Tayyip Erdoğan BOB eş başkanıydı. Şimdi ABD onu devirmeye çalışıyor. Erdoğan’ı getirdiğimiz çizgi bağımsızlık çizgisi, ABD’ye kafa tutmak gibi bizim çizgimiz. Atatürk devriminin, bağımsızlık mücadelemizin başarısı. Bu başarımıza dikkat çekiyorum.

BUNUN ADI DEMOKRASİ!

OHAL 5. Kez Uzatılıyor: OHAL’in, 19 Ekim Perşembe gününden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Türkiye’de toplam 16 aydır OHAL devam ediyor. OHAL’i gerektiren bir durum olmamasına rağmen sürecin sürekli uzatılması ‘OHAL’, istediği gibi davranmak isteyenler için bir bahaneye dönüştü’ yorumlarına neden oldu.

‘AKLI OLANLAR GİTTİ, YETMEYENLER TUZAĞA DÜŞTÜ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘FETÖ’yle mücadele’yi değerlendirdi: “FETÖ’nün bankalarına para yatırmayın, okullarında çocuk okutmayın’ derken boşuna haykırmadık. O zaman bankalarından paraları çekmeyenler şimdi yanımıza gelip ‘Bunları bilerek yapmadık’ diyorlar. Bilerek yaptınız. Arabanızı, dairenizi satıp oraya yatırdınız. Şimdi, ‘Taksiratımız yok’ diye ağlıyorsunuz. Kusura bakmayın, atı alan Üsküdar’ı geçti. Akıllı olanlar Türkiye’yi terk etti gitti, aklı yetmeyenler burada tuzağa düştü. Diyorlar ki ‘Bilmiyorduk onun için gönderdik.’ Hepsi hikâye. Neyi nasıl götürdükleri, silahlı kuvvetlerimiz içinde, polisimiz içinde nasıl örgütlendikleri bütün devlet kurumlarına nasıl sızdıkları ortada” şeklinde konuştu. Tayyip Erdoğan’ın bu açıklamaları kendisinin ‘Allah beni affetsin, aldatıldım’ sözlerini hatırlattı fakat onun aldatılması kabul görürken halkın aldatılmış olma ihtimalinin kabul edilmemesi dikkatlerden kaçmadı. Ayrıca bu açıklamalardaki ilginç detaylardan biri de; devletin başında kendisi olduğu halde gizli örgütlendiklerini söylemesi, halk tabakasının bu gizliliği(!) bilmemesini ise kabul edilmez görmesi ama diğer yandan bütün devlet kurumlarına nasıl sızdıklarının ortada(!) olduğu!

HABER – YORUM | DÜNYA

TRUMP YİNE ORTADOĞU’YU KARIŞTIRDI

Amerika Anlaşmayı Bozdu: Göreve geldiğinden bu yana Ortadoğu’yu karıştıran Trump, yine Ortadoğu’yu karıştırdı. Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere birçok ülkenin Katar’la diplomatik ve ekonomik ilişkileri kesmesini sağlayarak Ortadoğu’yu birbirine düşüren Trump, bu sefer İran tutumuyla Ortadoğu’yu karıştırdı. Trump, İran Devrim Muhafızları’nı yaptırım listesine almaya karar verirken, karara Suudi Arabistan, Bahreyn ve B.A.E.’den destek geldi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “fanatik bir rejimin yönetimi” altında olduğunu, dünyaya ölüm, yıkım ve kaos yaydığını ileri sürdü ve “İran Devrim Muhafızları’na sert yaptırımlar uygulayacağız” derken 2015’te İran’la P5+1 ülkelerinin yaptığı nükleer anlaşmayı onaylamayacağını da duyurdu. Bu karar ise başta Fransa olmak üzere birçok ülkenin tepkisini çekti. Trump, “Müttefiklerimize, İran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimlerine karşı bize katılma çağrısı yapıyorum” dedi ve İran ile yapılan nükleer anlaşmayı “sürdürülemez” diye nitelendirirken, “İran rejimi ABD’yi ve müttefiklerimizi tehdit eden füzeler geliştirmeyi sürdürüyor. Biz artık bu anlaşmayı sürdürmeyeceğiz ve sürdüremeyiz. Emir veriyorum, bu anlaşmadaki eksikleri kapatalım ki bir daha İran rejimi dünyayı nükleer silahlarla tehdit edemesin” ifadesini kullandı.

Bu açıklamaların ardından WAM haber ajansı Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu kararı desteklediğini duyurdu.
İran ile ABD arasında git gide büyüyen nükleer krizde, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüşen Suudi Arabistan Kralı Selman’ın, ‘ABD’nin yeni İran stratejisi sebebiyle Trump’ı tebrik ettiği’ duyuruldu. Böylelikle Suudi Arabistan da İran-ABD krizinde tarafını belli etmiş oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “ABD Başkanı Trump İran’ın terörist rejimine cesurca meydan okudu” diyerek Trump’ı tebrik etti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında 2015’te imzalanan anlaşmayı desteklemediğini söylemesinin ardından, diğer taraf ülkeler ve İran anlaşmanın arkasında durduklarını belirten açıklamalar yaptı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de sert tepki göstererek ABD’nin hiç olmadığı kadar yalnız kaldığını söyledi. Ruhani “Bir başkan çok taraflı ve yürüyen bir anlaşmayı kendi başına iptal edebilir mi? Görünen o ki Trump bu anlaşmanın sadece ABD ile İran arasında olmadığını bilmiyor” dedi. Trump’ı “asılsız ithamlarda” bulunmakla suçlayan Ruhani, anlaşmaya yönelik taahhütlerini yerine getirmeyi sürdürdüklerini söyledi.

SUUDİ VELİAHT PRENS’TEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkelerinin ‘ılımlı İslam’a döndüğünü’ belirterek, ‘aşırıcılığı’ yakında yok edeceklerini söyledi. Başkent Riyad’da yapılan ekonomi konulu bir konferanstaki panelde konuşan Prens Selman “Önceden olduğumuz hale dönüyoruz. Tüm dinlere ve Dünya’ya açık olan ılımlı bir İslam ülkesine” ifadelerini kullandı. Alparslan Kuytul Hocaefendi konuyla ilgili olarak “İslam âlemini ılımlı hale getirme rolü Türkiye’den alınıp, Arabistan’a verildi. Dün bizi kandıran Amerika şimdi Arabistan’ı kandırıyor. Aslında alakası bile yokken dün biz kendimizi BOP’un eş başkanı ve Amerika’nın stratejik ortağı zannediyorken, şimdi Arabistan kendini öyle sanıyor. Amerika kendisine zengin bir müttefik buldu ve bu müttefikine ‘ılımlı İslam’ı şart koştu. Kralın oğlu Muhammed b. Selman, “Bundan sonra Ilımlı İslam olacağız” demekle İslam Şeriatını da terk edeceğiz demeye getiriyor. Amerika ile ortak olmanın şartı laik olmaktır ve şimdi yavaş yavaş laikliği kabul etmeye doğru gidiyorlar. Suudi Arabistan’ın yapmış olduğu şey Türkiye’nin yaptığı şeydir. Farkları ise Türkiye’nin Arabistan kadar zengin olmadığı için 480 milyon dolarlık alışveriş yapamıyor olmasıdır. Yoksa Amerika ile ittifak hususunda bir farkları yok. Türkiye bu ittifaktan ne hayır gördü ki Arabistan ne hayır görsün?” açıklamalarında bulundu.

SUUDİ ARABİSTAN’DA PRENSLER GÖZALTINDA

Suudi Arabistan’da yolsuzlukla mücadele komitesi, aralarında 11 prens, dört bakan ve onlarca eski bakanın da bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Ülkeden gelen bilgilere göre, başkanlığını Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın yaptığı komisyonun bazı prens ve eski bakanların tutuklanması yönünde karar aldığı önü sürüldü. Veliaht prensin komisyona verdiği yazılı liste sonrasında ülkede onlarca prens ve eski bakan gözaltına alındığı bildirildi.
Aynı günlerde Suudi Arabistan’da Yemen yakınlarında bir helikopterin düştüğü ve düşen helikopter de Asir Bölgesi’nin üst düzey yetkililerinin olduğu bildirildi. El Arabiya Televizyonu, ölenler arasında Asir şehrinin vali yardımcısı Prens Mansur bin Mukrin’in de olduğu bilgisini verdi. Ölen prens Mansur bin Mukrin, Yemen’deki Suudi müdahalesine karşı çıkan ve görevden alınan eski veliaht Mukrin Bin Abdülaziz’in oğlu.

“Aksa İçin Savaşın” Diyen Prens de Öldürüldü: Suudi Arabistan’da yaşanan prens tutuklamaları ve cinayetleri artıyor. Kendisini tutuklamaya gelen askerlerle çıkan çatışmada öldürüldüğü ileri sürülen Prens Abdülaziz bin Fahd’ın daha önce yaptığı açıklamalar akıllarda soru işaretleri bıraktı. Kral Fahd’ın oğlu Prens Abdülaziz bin Fahd, Temmuz ayında Twitter’da yayınladığı mesajda İsrail’e karşı “El Aksa için savaşın” çağrısında bulunmuştu.
Talimatın Nereden Geldiği Belli Oldu

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’da çok sayıda prens, bakan ve üst düzey devlet yetkilisini kapsayan gözaltı dalgasına ilişkin Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı destekleyen paylaşımlarda bulundu. Twitter hesabından açıklama yapan Trump, “Kral Selman ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi tam olarak ne yaptıklarını biliyorlar” mesajını paylaştı. Trump ayrıca mesajında, “Şu kötü davrandıklarından bazıları yıllarca ülkelerini sağdılar” ifadesine yer verdi.

MİLYARLIK REKABET İÇİN TRUMP: ‘BU ABD İÇİN ÖNEMLİ’

Tamamı Suudi Arabistan’a ait Aramco adlı petrol şirketi, yüzde 5 hissesini halka arz etmeyi planlıyor. Bu milyarlık rekabet için İngiltere ve ABD yarışırken Donald Trump’ın konu ile ilgili attığı tweetinde ‘Bu bizim için çok önemli’ ifadelerini kullanması ve Yemen’den Suudi Arabistan’a atılan füze olayı hakkında ABD füze savunma sistemini övmesi “Suudları tercihe mi zorluyor?” şeklinde soruları akıllara getirdi.

Trump: ‘Bizim Sistemimiz Yerle Bir Etti’: Öte yandan Suudi Arabistan’ın ABD’den satın aldığı Patriot füze savunma sistemine atıfta bulunan ABD Başkanı, “Suudi Arabistan’a yapılan saldırı fikrimce İran’ın da işine geldi. Ve bizim sistemimiz onu yerle bir etti” dedi. Trump, füze savunma sisteminin kalitesine dikkat çekerek “Bu bizim ne kadar iyi olduğumuzun bir kanıtı. Kimse bizim yaptığımız şeyi bu kadar iyi yapamaz ve şu an bunları bütün dünyaya satıyoruz” ifadelerini kullandı.

Suudlar Tercihe Mi Zorlanıyor: ABD Başkanı Donaldı Trump, yüzde beş hissesini halka arz etmeye hazırlanan Suudi Arabistan devletine ait petrol şirketi Aramco ile ilgili Twitter’da bir mesaj paylaştı. Trump, mesajında, “Suudi Arabistan’ın Aramco’nun ilk halka arzını New York borsasında yapması bizi çok memnun eder. Bu ABD için önemli” ifadelerine yer verdi.

Saudi Aramco Neden Bu Kadar Değerli: Suudi Arabistan firması geçen yılın verilerine göre günde 10 milyon varilin üzerinde petrol üretiyor ve bu dünyadaki herhangi bir şirketin ürettiğinden çok daha fazla. Geniş ölçekli ve modern petrol rafinerileri de olan Saudi Aramco’nun, aynı zamanda petrol rezervlerinin dünyadaki toplam rezervlerinin 6’da 1’ine sahip olduğu belirtiliyor. Halka arzın arkasındaki bir numaralı otorite olan Veliaht Prens Muhammed bin Salman, halka arz ile şirkete 2 trilyon dolar değer biçileceğinde iddialı. Kimi analistler temkinli görünse de trilyon doları aşması beklenen halka arz tarihinin en büyüğü.

Suudlar ABD’yi Zengin Ediyor: Öte yandan geçtiğimiz aylarda ABD ile Suudi Arabistan arasında 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzalanırken, ekonomi ve enerji alanlarında yaklaşık 50 milyar dolar, güvenlik ve savunma alanlarında ise 350 milyar dolar değerinde anlaşmalar imzalanmıştı.

  • Haber-Yorum | Sayı 87

    TÜRKİYE HABERLERİ SEÇİM SONUÇLARI VE SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ Yüksek Seçim Kurulu 24 HaziranR…
  • Başyazarımız İçin Sen De Al Kalemi Eline!

    Furkan Nesli Dergisi Olarak; okurlarımıza, dergimizin başyazarı olan Alparslan Kuytul Hoca…
  • Zalimlerin Sonu | Furkan Nesli Dergisi | Sayı 87

    Zevki Uğruna Koca Şehri Yakan NERON Roma çıra gibi yanıyordu. Halk büyük bir telaş içerisi…
  • Yolu Doğru Olanın Yükü Ağır Olur | Sayı 87

    Çok kıymetli eşim Alparslan Kuytul Hocaefendi ile telefon görüşmemde bir kez daha sizler i…
  • Dergimiz Furkan Nesli | Sayı 87

    Furkan Nesli; Mayıs 2011 yılında yayın hayatına başlayan, basımının gerçekleştiği ilk ayda…
  • Haber-Yorum | Sayı 86

    TÜRKİYE HABERLERİ İTTİFAKLAR SEÇİMİ 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçim…
Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Başyazarımız İçin Sen De Al Kalemi Eline!

Furkan Nesli Dergisi Olarak; okurlarımıza, dergimizin başyazarı olan Alparslan Kuytul Hoca…